Şirketlerin İnovasyon Yolunda Aşması Gereken Bariyerler

/ 10 Kasım 2015, 15:10

Dünya genelinde piyasaya baktığımızda inovasyon konusunda bazı şirketlerin hep ön plana çıktıklarını ve bu şirketlerin ön saflardaki yerlerini pek kaybetmediklerini görebiliriz.Bu konum şirketlere rekabet avantajı sağlamakta ve kâr daha yüksek olmaktadır.Bu şirketler sürekli en yeni ürünleri tasarlayıp sunarak piyasayı ellerinde tutmayı başarmaktadırlar.Peki  söz konusu şirketler bu başarıyı nasıl sağlıyorlar? Nasıl oluyor da sürekli yenilikçi, farklı ve devrim niteliğinde fikirler ve ürünler geliştiriyorlar ? Cevap aslında sorunun kendisinde saklı, tüm başarı farklı bakabilmeyi, farklı düşünüp görebilmeyi, inovasyonu yönetebilmeyi sağlamaya bağlı. Bu şirketler tüm başarılı çalışmalarını önemli bazı ayrıntılara dikkat ederek stratejilerini bu ayrıntılar üzerine kurarak gerçekleştirmektedirler. Bu ayrıntılara bakacak olursak,yıllardır alışılagelmiş düşünce kalıplarından çıkarak var olan tüm bariyerleri, sınırlamaları ve baskıları ortadan kaldırarak, İnovasyonu, farklı düşünme yöntemlerini, absürt bile olsa herkesin fikir üretebileceği bir ortamı nasıl teşvik edeceklerinin ve geliştireceklerinin farkında olarak bu başarılara imza atmışlardır. Çünkü İnovasyon yapısı gereği farklı düşünce ortamlarında daha iyi gelişebilen ve daha güzel sonuçlar verebilen bir kavramdır. Bizlerde bireysel ve şirketsel anlamda inovasyona, farklılaşmaya ve farklı düşünmeye giden yolda önümüzde bulunan tüm bariyerleri kaldırmalıyız.


Şirket yöneticileri  inovasyona giden yolda 4  bariyerle karşılaşacaktır ve bunları ortadan kaldırmalıdır;


İlk bariyer, çalışma ekibinize gerektiği kadar destek vermemektir.

             
Şirketlerin vizyon ve misyonlarına baktığımızda çoğu zaman inovasyonun ne kadar önemli olduğunu vurgularlar,oysa gerçek hayatta verilen bu önemin uygulamada etkisini göremiyoruz.Bu konuda yürüttüğüm tez çalışmamda yaptığım anketlerin analiz sonuçlarında da gördüm ki şirketlerin çoğu stratejik anlamda,proje aşamasında ve insan kaynakları politikalarında inovasyona önem verdiklerini vurguluyorlar fakat aynı anketler bize bu şirketlerimizin uygulamada geri kaldıklarını,inovasyona verdikleri önemin sadece sözde kaldığını ve uygulama anlamında desteklere ihtiyaçları olduğunu göstermiştir.Maalesef şirketlerimizin çoğu kârlarını artıran  ürünlere odaklanıyorlar,işleri iyi gidiyorsa geleceği düşünmüyor ve inovasyon için kaynak oluşturma gereği bile görmüyorlar.Bu bariyerin ortadan kalkması için İnovasyonun şirketin temel değeri ve stratejisi haline getirilmesi,şirketlerin ekiplerine fikir aşamasından uygulamaya kadar her an kaynak yaratması ve destek olması gerekmektedir.Bu İnovasyonun lafta kalmaması ve uygulamaya geçmesi için hayati önem taşımaktadır.


İkinci bariyer, yeni fikirlere açık olmamak ve ekipten gelecek fikirleri dinlememektir.

       
Çoğu şirkette kararlar ve fikirler belirli kişilerden gelmektedir.Çalışanların tamamının fikir üretip sürece ortak olması sağlanamamaktadır.Genelde küçük ve seçkin bir grup diğer fikirleri geri çevirip fikir portföylerini daraltmış olurlar.Bu şirketlerin unuttuğu temel bir konu var, çeşitlilik aslında farklılık ve farklı bakış açıları demektir.İnovasyon yolunda farklı deneyimler,farklı görüşler,farklı açılar işletmelerin tüm süreçlerine katkı sağlayacaktır.Bu yüzden ikinci bariyeri aşmanın yolu da tüm çalışanların işletme fikir üretme sürecine dahil edilerek fikir yelpazesinin genişletilmesi ve bu fikirlerden  etkin bir şekilde yararlanılmasıdır.


Üçüncü bariyer, başarısızlık korkusundan dolayı fikir üretmekten kaçınmadır.


Genele baktığımızda çoğu Şirkette başarısız bir adım atan,fikir üreten ya da hata yapan çalışanlar çoğu zaman kınanmakta hatta bazen cezalandırılmaktadır.Bu tarz hatalar kurum içerisinde üretkenliği durdurduğu gibi inovasyon kültürünü de öldürmektedir.Çalışanlar bir kez başarısız olduklarında bundan korktukları için tekrar fikir üretmeyi tercih etmemektedirler.Bu bariyeri aşmak için çalışanlardan gelecek her türlü fikire açık olmak, başarısızlık durumunda çalışana destek olarak onu tekrar fikir üretmeye sevk etmek ve teşvik etmek gerekmektedir.Bu yaklaşım başarı ile uygulandığında çalışanlarınız fikirlerine değer verildiğini bilecek ve daha fazla üretken olacaktır.Bugün başarısız gibi görülen bir fikir yarın devrim niteliğinde bir ürüne dönüşebilir..


Dördüncü bariyer, fikirlerin hayata geçirilmemesidir.


Şirketlerde çoğu zaman çalışanlardan harika fikirler gelmekte fakat maalesef bu fikirler ve projeler uygulamaya geçemeden lafta kalmaktadır.Her hangi bir konu ya da fikirle ilgili çok fazla konuşmak o fikrin değerini uygulamaya geçmediği sürece artırmaz.Bu konuda atılacak en önemli adım fikirleri somut hale getirmektir.Aksi taktirde ürettikleri fikirlerin sadece sözde kaldığını gören çalışanların fikir üretme,farklı düşünme ve farklı görme konusundaki motivasyonları azalacak ve onlarda sistemin bir parçası haline geleceklerdir.Kayda geçirilen her fikir üzerinde çalışılabilir hale gelir.Bu yüzden bu bariyeri aşmanın yolu da fikirleri kayda almak,uygulama konusunda somut adımlar atmak ve çalışanları bu anlamda motive etmektir.Çünkü her fikir somut bir hal aldığında bir gerçeklik payı kazanır.

              

Bu yayında İnovasyonu uygulayıp yönetebilen, inovasyonu temel şirket değeri haline getirmiş bir şirket olmak yolundaki engellere kısaca değinmek istedim,  bu bariyerlere belki daha farklı şeyler eklenebilir ama temelde şirketlerimizin düştüğü ve aşamadığı engeller bunlardır. Önemli olan bu engellerin farkında olup onları aşmaktır.Aşılan her engel şirketinize inovasyonla birlikte henüz üretilmemiş harika bir fikri oluşturma ve uygulama fırsatı sunabilir..İnovasyon yolundaki mücadelemize ve engelleri aşmamıza katkı sağlaması dileğiyle..

 

Hasan Basri İPEK

AR-GE, İnovasyon ve Proje Danışmanı

 
Başa Dön